Obezite Tedavisi: Mide Balonu ve Zayıflama İğneleri
Zayıflama İğneleri ile obezite tedavisi hakkında merak edilenler. Kullanım şartları, etkileri, yan etkileri ve kilo verme süreci hakkında bilgi alın.
İçindekiler:
Obezite Nedir?
Obezite vücutta aşırı yağ birikimi olarak tanımlanan, buna bağlı olarak kronik inflamasyonun eşlik ettiği ve ilerleyici bir metabolik hastalıktır. Obeziteye genellikle karaciğer yağlanması, hipertansiyon, diyabetes mellitus, insülin direnci, hiperürisemi, uyku apnesi, eklem bozuklukları, kalp damar hastalıkları, depresyon, PCOS-PMOS (polikistik over sendromu-polimetabolik ovaryan sendrom) eşlik eder.
Obeziteyi sadece kilo fazlalığı ve görsel bir hastalık olarak görmek çok yanlıştır. Sadece bir yeme bozukluğu da değildir. Vücutta hormonal dengenin bozulmasına bağlı olarak açlık ve tokluk hormonlarının salınımı bozulmuştur. Tabii ki hareketsizlik, genetik, psikolojik bozukluklar, bazı ilaç kullanımları da bu sürece katkı sağlamaktadır.
Vücut kitle indeksi (VKİ) obezitenin değerlendirilmesinde pratik ve kolay hesaplanan bir formüldür. Kişinin vücut ağırlığının metre cinsinden boyunun karesine bölünmesiyle hesaplanır. VKİ 18-24,9 normal, 25-29,9 fazla kilolu, 30 ve üzeri ise obezite olarak değerlendirilir.
Aynı zamanda bel çevresi ve vücut yağ dağılımı da önemlidir. Bel çevresi erkeklerde 102 cm, kadınlarda ise 88 cm ve üzeri artmış olarak değerlendirilir.
Obezite tedavisi yıllar içinde değişiklik göstermiş ve oldukça etkili tedavi yöntemleri gelişmiştir. İlaçla tedaviler, mide balonu ve bariyatrik cerrahi tedavileri kullanılmaktadır. Obezite mutlaka tedavi edilmesi gereken kronik bir sağlık problemidir. Obeziteli bir hastaya “Az ye!”, “Yemene dikkat et!”, “Kilo vermelisin!” şeklindeki telkinler, depresyondaki bir hastaya “Hayat ne kadar güzel, neden bu kadar karamsarsın?” demekle aynı şeydir. Bu nedenle profesyonel bir destek olmadan bu hastaların kilo vermesi imkânsıza yakındır.
Obezite Hastalarında Mide Balonu Tedavisi
Mide balonu uzun yıllardır kullanılan, mide içinde yer kaplayarak hastanın yiyebileceği gıdaları kısıtlayan, endoskopi ile takılan ve çıkarılan bir aparattır. Balon endoskopi yöntemiyle mideye yerleştirilir ve içi metilen mavisi ile renklendirilmiş serum fizyolojik ile şişirilir.
Ayarlanabilir mide balonlarında ilk uygulama anında balon kısmi olarak şişirilerek hastanın adaptasyonu rahatlatılır. Yaklaşık 2 ay sonra tekrar endoskopi yapılarak mide balonu tam hacmine şişirilir. Ayarlanabilir mide balonları mide içinde toplam 12 ay kalmaktadır ve bu süre sonunda endoskopi yoluyla mideden çıkarılır.
Bu 12 aylık periyotta kişi hem kilo verir hem de yemek yeme alışkanlıklarını, sosyal hayatını düzenlemiş olur. Mide balonları ameliyatsız ve geri dönüşümlü olarak uygulanabilen bir yöntemdir. 12 aylık sürede yaklaşık %15 kilo kaybı sağlayabilir.
Obezite Hastalarında Zayıflama İğneleri
GLP-1 (Glukoagon Like Peptid) analogları denilen ve halk arasında zayıflama iğneleri olarak bilinen ilaçlar son dönemlerde oldukça popüler olmuşlardır. Cilt altına haftada bir kez uygulanır. GLP-1 bağırsaklardan salgılanan inkretin etkili bir hormondur. İştah üzerine etkilidir. Bu ilaçlar GLP-1 analoglarıdır, yani bu hormonu taklit ederler. İnsülin ve glukagon hormonları üzerine etkilidir. Açlık hissiyatını azaltırlar.
Mide ve bağırsakların hareketlerini azaltırlar. Böylece gıdalar midede daha uzun süre kalmakta ve kişi kendini daha uzun süre tok hissetmektedir. Aynı zamanda beyindeki tokluk merkezini uyarmaktadır. Tüm bu etkilerle iştah üzerinde baskılanma yaratmaktadır. Günlük kalori alımı azalır. Tatlı krizleri baskılanır, gece geç saatlerde abur cubur atıştırma alışkanlıkları azalır.
VKİ >30 olan hastalarda veya VKİ >27 + eşlik eden hastalık (hipertansiyon, diyabetes mellitus, uyku apnesi, hiperlipidemi, karaciğer yağlanması vb.) varlığında kullanılmalıdır.
GLP-1 analogları hiçbir zaman mucizevi bir ilaç olarak düşünülmemelidir. Mutlaka diyet düzenlenmeli ve egzersiz hayata dahil edilmelidir. Özellikle protein alımı mutlaka artırılmalıdır. Diyetle protein alımı yeterli değilse protein tozu gibi destek ürünleri kullanılabilir. Ayrıca direnç ve ağırlık egzersizleri mutlaka yapılmalıdır.
Yoksa süreç sonunda kas kaybı yaşanabilmektedir. Ancak yoğun kilo kaybı sırasında mutlaka kas kaybı olacaktır. Hastalarda çok daha fazla yağ kaybı olacağı için bu normal bir durum olabilir. Unutulmamalıdır ki azdan az, çoktan çok gidecektir. Yani yağın orantısal olarak kaybı fazlaysa problem yoktur.
GLP-1 analoglarına hastaların kesinlikle kendi kendilerine başlamamaları gerekir. Yoksa ciddi problemlerle karşı karşıya gelebilirler. Mutlaka doktor eşliğinde başlanmalıdır. Öncesinde bazı tetkikler yapılmalı ve hastanın hikâyesi çok iyi değerlendirilmelidir.
Hastanın öyküsünde pankreas hastalıkları, medüller tiroid kanseri, MEN tip 2 sendromu, ileri derecede böbrek ve karaciğer yetmezliği varsa bu ilaçlar kullanılmamalıdır. Aynı zamanda gebelik, emzirme, ilaca karşı alerjik reaksiyon ve ciddi safra kesesi hastalıklarında da kullanılmamalıdır.
Kısa kullanım sürelerinde genellikle hastalar hızlıca kilo verirler ve ilacı bıraktıklarında verdikleri kiloları aynen, hatta daha fazlasıyla almaktadırlar. Bu nedenle ilaç kullanım süresi hastadan hastaya farklılık göstermekle birlikte yaklaşık 12-18 ay olmalıdır. Tüm süreç kilo vermekle geçmez, kalan süre inilen kilonun korunmasını amaçlar.
Bu süre içinde kişinin beslenmesi, sosyal hayatı, gardırobu ve psikolojisi optimize edilmektedir. Doz ayarlaması mutlaka doktor kontrolünde olmaktadır. Yoksa hastalar ciddi yan etkilerle karşılaşabilmektedir.
En sık yan etkiler; bulantı, kusma, isteksizlik, kabızlık, ishal ve karın ağrısıdır. Ciddi diyabet hastalarında ilaç dozu çok düşükten başlanmalıdır. Yoksa retinopati hızlı bozulabilir. Safra kesesi taşı gelişebilmektedir.
Bu ilaçlar karaciğer yağlanması üzerine oldukça etkilidir. Yapılan çalışmalarda hem hepatosteatoz hem de fibroziste ciddi düzelmeler saptanmıştır. Fakat tedavi ile ani ve hızlı kilo kaybı olmamalıdır. Aylık 5-6 kg kilo kaybı ideal olarak değerlendirilir.
Şu an ülkemizde sadece haftalık iğne şeklinde cilt altına uygulanan bu ilaçların oral formları yurt dışında hastaların kullanımına sunulmuştur. Kullanım kolaylığı ve uzun süre kullanıma yatkınlık açısından oral tablet formundaki ilaçlar hastalar tarafından tercih edilebilmektedir.
Yazar: Prof. Dr. Hakan Demirci
Gastroenteroloji Uzmanı


(80 Yorum)
Allianz Sigorta ile özel sağlık sigortası anlaşmamız vardır. Tamamlayıcı sağlık sigortası anlaşmamız bulunmamaktadır.