Ailevi Akdeniz Ateşi Nedir? Belirtileri, Tanısı ve Tedavisi

Ailevi Akdeniz Ateşi Nedir? Belirtileri, Tanısı ve Tedavisi

 

Ailevi Akdeniz Ateşi (FMF), tekrarlayan ateş, karın ve eklem ağrılarıyla seyreden, genetik geçişli kronik otoinflamatuvar bir hastalıktır.

 

Ailevi Akdeniz Ateşi Nedir?

Ailevi Akdeniz Ateşi (FMF-Familial Mediterranean Fever), tekrarlayıcı karın ağrısı, ateş, eklem ağrısı, göğüs ağrısı, cilt lezyonları gibi bulgularla seyreden, daha çok genç yaşlarda başlayan kronik kalıtsal otoinflamatuvar bir hastalıktır. Akdeniz etrafında yerleşmiş toplumlarda (Türk, Arap, Yahudi ve Ermeni) daha sık görülmektedir. Bu etnik topluluklardaki FMF görülme sıklığı %1’dir.

 

Ailevi Akdeniz Ateşi Nedenleri

FMF genetik bir hastalıktır. En sık saptanan MEFV gen mutasyonudur. Bu gen pirin adlı proteini üretir ve inflamasyonda kilit rol almaktadır. Pirin/MEFV geni 16. kromozomun kısa kolu üzerinde yer almaktadır. Hastalarda yaklaşık 200 farklı genetik değişim izlenmiştir. Bunların bir kısmı mutasyon, bir kısmı ise polimorfizmdir.

Gen mutasyonu olduğu durumda bağışıklık sistemi anormal yanıt oluşturur ve vücutta tekrarlayıcı inflamasyon atakları gelişir. MEFV gen mutasyonunda en sık saptanan genler; M694V, M680I, V726A, E148Q, M694I’dır. Hastaların %50-80’inde bu mutasyonlardan biri saptanır.

 

Ailevi Akdeniz Ateşi Belirtileri

En sık belirtiler; tekrarlayıcı karın ağrısı ve ateş olmasıdır. Bu durum belli bir siklus içinde seyreder. Bazı hastalarda ayda 1 kez, bazı hastalarda 2 ayda 1 kez olurken bazı hastalarda ise 15 günde 1 kez bu ataklar gelişebilir. Sıklıktan bağımsız bir şekilde hastalar bu döngüyü net olarak tarif edebilirler. Bunlar dışında eklem iltihaplanması, ishal, göğüs ağrısı, cilt bulguları, kas ağrıları, halsizlik ve bitkinlik saptanabilmektedir.

 

Ailevi Akdeniz Ateşi Atakları

Ataklar belli bir zaman döngüsü içinde oluşur. Hastalara sorulduğunda bu döngü zamanlamasını kesin olarak ifade ederler. En sık 4 haftada 1 kez gelişen ataklar görülmektedir. Bu ataklar çocukluk, belki genç erişkinlik yaşlarında (15-20’li yaşlar) başlamaktadır. Ataklarda yüksek ateş, karın ağrısı, göğüs ağrısı ve eklemlerde iltihaplanma görülür. Ataklar 2-3 gün sürer ve kendiliğinden geçer. Ataklar arasındaki sürede hastalar tamamen normaldir. Hiçbir şikayetleri yoktur.

Bu atak sırasında şiddetli karın ağrısı olduğu için bazen akut batın, akut apandisit olarak tanı konularak ameliyat edilebilirler. Aslında apendektomi hikayesi varlığı FMF tanısı açısından önemli bir bulgudur. Atak esnasında yapılan kan tahlillerinde WBC, sedim, CRP ve fibrinojen gibi akut inflamatuvar değerler artış gösterir. Atak sonrası kendiliğinden düzelirler.

 

Ailevi Akdeniz Ateşi Komplikasyonları

En önemli komplikasyon ataklar esnasında oluşan ve vücutta biriken amiloid isimli proteindir. En çok böbrekte birikim yapar ve böbrek fonksiyonlarını zamanla bozarak böbrek yetmezliğine sebep olabilir. Ayrıca idrarda protein kaçağı, nefrotik sendrom sebebi de olabilir. Eklemlerde kronik iltihaba bağlı kronik artrit bulguları yaparak hareket kısıtlılığına neden olabilir. Erkek ve kadın infertilitesine sebep olabilir. Psikolojik hastalıkları tetikleyebilir. Nadir de olsa perikard denilen kalp zarı, damar ve kas dokusunda iltihaba neden olabilir.

 

Ailevi Akdeniz Ateşi Tanısı

En önemli tanı kriteri hastalıktan şüphe duyulması ve bu yönde hastanın hikayesinin değerlendirilmesidir. Hastalığın küçük yaşlarda başlaması, tekrarlayıcı nitelikte olması, atak aralarında tamamen normal olması çok kıymetli verilerdir. Ataklarda WBC, sedim, CRP ve fibrinojen gibi inflamatuvar kan değerlerindeki artış tanıyı güçlendirir.

Şüphe duyulan hastalarda MEFV gen mutasyonu bakılmalıdır. Gen testi kesin ve net bir tanı kriteri değildir. Yani varlığında sadece tanıyı güçlendirir, gen testi negatif olduğunda kesinlikle FMF yoktur dedirtmez. Özetle tanıyı güçlü destekleyici bir testtir. Tedavide kullanılan kolşisin ilacına yanıt da çok önemli bir kriterdir.

Bazen FMF teşhisi, tedaviden tanıya şeklinde olur. Yani şüphe yüksek hastalara kolşisin tedavisi başlanır ve yanıt gözlemlenir. Yanıt olması tanıyı yüksek oranda desteklemektedir. Ataklarda üretilip vücutta biriken amiloid saptanması da önemlidir. Amiloid en çok bağırsak ve diş etlerinde oluşur. Buralardan alınacak biyopsi ile rahatlıkla amiloid varlığı tespit edilebilir. Bu konuda oluşturulmuş Tel Haşomer kriterleri vardır.

 

Ailevi Akdeniz Ateşi Tedavisi

Tedavide en çok kullanılan ilaç kolşisindir. Bu ilaç mikrotübül yapısını düzenleyerek inflamasyonu azaltır. Atak oluşumunu önler, bazen de hem sıklık hem de şiddeti azaltır. İlaç dozu kilo, yaş, hastalık şiddeti gibi durumlara göre yapılmaktadır. 0,5-1,5 mg tablet kullanımı hastanın durumuna göre ayarlanır.

Kolşisinin etkisiz kaldığı durumlarda IL-1 inhibitörleri (anakinra, rilonacept, canakinumab) kullanılabilir.

 

Ailevi Akdeniz Ateşi Testi Nedir?

MEFV gen testidir. Bu test kesin tanı koydurmaz ama güçlü bir belirteç olarak değerlendirilmektedir.

 

Ailevi Akdeniz Ateşi Nasıl Geçer?

Kronik ve tekrarlayıcı genetik bir hastalık olduğu için vücuttan silinip atılmaz. Hastalar bu hastalıktan tamamen kurtulamazlar fakat iyi bir tedaviyle yaşamlarına tamamen normal bir birey şeklinde devam edebilirler. Kolşisin yan etki ihtimali düşük bir ilaç olduğundan dolayı uzun süre kullanılmasında sakınca çoğunlukla olmamaktadır.

 

Ailevi Akdeniz Ateşi İyi Gelen Gıdalar?

Antiinflamatuvar etkinliğe sahip bazı gıdalar FMF’e iyi gelebilir. Başlıca zencefil, zerdeçal, karabiber gibi baharatlar, yeşil yapraklı sebzeler, brokoli, nar, siyah üzüm, yaban mersini, omega 3 içeriği yüksek balıklar, zeytinyağı ve prebiyotikli fermente gıdaların tüketilmesi faydalı olabilir.

 

Ailevi Akdeniz Ateşi Ölümcül Müdür?

Ölümcül ve hayata kasteden bir hastalık değildir. Sadece uzun süre tanısı konulmayan ya da tanı konulduktan sonra ilaç almayan hastalarda amiloid birikimine bağlı olarak bazı problemler gelişebilir. Amiloid en sık böbrekte birikir ve uzun sürede böbrek fonksiyonlarında bozulma yapabilir.

 

Prof. Dr. Hakan Demirci

Yazar: Prof. Dr. Hakan Demirci
Gastroenteroloji Uzmanı


Sonraki BlogGastroenteroloji Nedir? Tanı ve Tedavi Yöntemleri

PubMed Logo - Bilimsel Yayınlar Yayınlar

Prof. Dr. Hakan Demirci

Prof. Dr. Hakan Demirci
Bilimsel Yayın Sayısı: 28

Prof. Dr. Hakan Demirci’nin gastroenteroloji alanındaki bilimsel yayınlarını ve akademik çalışmalarını inceleyin.

Bilimsel Yayınlar

Google Logo Hasta Yorumları

Prof. Dr. Hakan Demirci

Prof. Dr. Hakan Demirci
5.0 Stars (80 Yorum)

Prof. Dr. Hakan Demirci hakkında gerçek hasta yorumlarını okuyarak deneyimleri keşfedin.

Hasta Yorumları

Allianz Sigorta Allianz Sigorta ile özel sağlık sigortası anlaşmamız vardır. Tamamlayıcı sağlık sigortası anlaşmamız bulunmamaktadır. Detaylı Bilgi

Prof. Dr. Hakan Demirci Bağdat Caddesi Gastroenteroloji Kliniği: Bostancı, Havacı Binbaşı Mehmet Sk. No:1 Kat: 2 D:4, 34744 Kadıköy / İstanbul

Telefon / WhatsApp: 0533 573 25 24

 

Prof. Dr. Hakan Demirci Sosyal Medya Hesapları:

Site içeriğinde bulunan bilgiler destek sağlamak içindir. Hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi, tanı ve teşhis koyması yerine geçmez.

Telif Hakkı © 2026 Prof. Dr. Hakan Demirci. Tüm hakları saklıdır. | Powered by MMA.

Editör İletişim: 0533 573 25 24 | Son Güncellenme Tarihi: 01-04-2026 12:10:12
Whatsapp