Mikrobiyota Nedir? Ne İşe Yarar? Analizi ve Testi

Mikrobiyota Nedir? Ne İşe Yarar? Analizi ve Testi

 

Mikrobiyota, vücudumuzda yaşayan faydalı ve zararlı mikroorganizmaların tümüdür ve sindirim, bağışıklık ve genel sağlık üzerinde önemli rol oynar.

 

Mikrobiyota Nedir?

Vücudumuzda bizimle birlikte yaşayan ve aktif şekilde fonksiyonları olan mikroorganizmalara verdiğimiz isimdir. Bunların çok büyük bir kısmi bakteriler olsa da mantarlar ve virüslerde mikrobiyotanın bir parçasıdır. İnsan mikrobiyotasının önemli bölümü kalın bağırsaklarda bulunan bakterilerden oluşur. Yaklaşık 100-150 trilyon bakteri kolonda yaşamaktadır. Bu bakterilerin bir kısmi iyi bir kısmı ise kötü bakteri olarak değerlendirilmektedir.

 

Mikrobiyota Ne İşe Yarar?

Mikrobiyotanın içeriğini oluşturan canlı mikroorganizmalar vücutta bazı mekanizmalarda aktif rol oynarlar. Yediğimiz gıdalar sindirim enzimleri, mide asidi ve safra gibi sindirimi düzenleyen sekresyonlarla belli bir kıvama geldikten sonra mikrobiyotayı oluşturan komponentlerle karşılaşırlar. Bu sindiriminizin hangi seviyede olacağını etkiler. Bazal metabolizmayı da direk etkileyen aslında bakteriyel çeşitlilik ve fonksiyonlardır.

Kilo ve enerji metabolizması ve hormonal denge üzerinde söz sahibidir. “Ne yesem yarıyor” kavramı aslından buradan gelmektedir. Aynı zamanda mikrobiyota bağışıklık sistemini de önemli bir şekilde etkiler. Bağışıklık sistemi hücrelerinin %80’i bağırsaklarda yer almaktadır. Bağırsaklarda yaşayan bakteriler K vitamini sentezinde de görev almaktadır.

 

Mikrobiyota Analizi ve Testi

Mikrobiyota analizler mikrobiyotanın durumunu anlamak için yapılan testlerdir. Genellikle disbiyozis düşünülen hastalarda uygulanmaktadır. Gaita örneğinden inceleme yapılır. Bağırsaklardaki bakteri dengesinde oluşan bozukluklar, geçirgen bağırsak tablosu, bağırsaktaki inflamasyon derecesi, iyi-kötü bakteri dengesi, bağırsaklardaki mikrobiyal çeşitlilik anlaşılmaktadır.

Özel bir kite dışkı numunesi alınır. Laboratuvarda içerisindeki mikroorganizmaların DNA analizlerine göre sınıflandırmalar yapılır. Ayrıca inflamasyon ve geçirgen bağırsak için ayrı testlere tabi tutularak rapor oluşturulur. Bu tetkik günümüzde daha rahat ulaşılabilen bir test halini almıştır. 

 

Mikrobiyota Dengesini Bozan Durumlar

Birçok durum buna neden olabilir. Mikrobiyota insanın parmak izi gibidir. Her kişide farklıdır. Doğumda annenin mikrobiyotasını alarak oluşmaya başlayan insan mikrobiyotası uzun zaman kötü maruziyete bağlı bozulabilir.

En başta gereksiz ve uzun süre antibiyotik kullanımı gelmektedir. Yanlış beslenme alışkanlıkları prebiyotik ve probiyotikten fakir beslenme, liften fakir, yoğun şeker içerikli, işlenmiş gıdalar tüketilmesi, yoğun stres ve düzensiz uyku, sık geçirilen bağırsak enfeksiyonları, kronik bağırsak hastalıkları (Crohn Hastalığı, Ülseratif Kolit vb.), yoğun sigara alkol tüketilmesi, genel temizlik şartlarının yetersiz olması gibi durumlar buna neden olabilir.

 

Mikrobiyota Dengesizliği Belirtileri

En sık belirtiler gastrointestinal sistemde oluşan bulgulardır. Bunlar; şişkinlik, gaz, kabızlık-ishal, düzensiz dışkılama, karın ağrısı, karında hassasiyet, dolgunluk, özellikle yemeklerden sonra şişme hali gibi bulgulardır.

Ayrıca birçok gıdaya karşı intolerans gelişmeye başlar. Bunların başında süt-süt ürünleri, glüten ve bakliyatlar gelir. Bağışıklık sisteminde dengesizlik bulguları oluşur. Sık ve geç iyileşen enfeksiyonlar, alerjik hastalıklarda artış gelişebilir. Hastaların ruh hallerinde bozulma, mutsuzluk, depresyon ve anksiyete gelişebilir.

Kilo vermede güçlük, hatta kilo artışı saptanabilir.  Ciltte kızarıklar, kuruluk ve duyarlılık artışı olabilir. Disbiyozisli bireyle genellikle yorgun ve bitkin hissederler. Bu belirtiler disbiyozise spesifik olmamakla birlikte çoğu hastada görülür.

 

Mikrobiyota Diyeti

Bozulmuş olan mikrobiyotayı tamir etmek için uygulanan diyettir. Bu diyetteki amaç, uygulanacak tedaviye ek olarak besinleri bir ilaç gibi kullanarak mikrobiyotayı onarmaya yardımcı olma sanatıdır. Tek ve standart bir diyet yoktur. Asıl amaç iyi ve yararlı bakterileri arttırmak, kötü ve zararlı bakterileri azaltmaktır.  Böylece mikrobiyotadaki bakteri çeşitliliği artar ve daha sağlıklı çalışan bir ekosistem oluşur.

Bu diyette temel olarak probiyotik ve prebiyotik zengin gıdalar bulunmaktadır. Başlıcaları, sebze (kabak pırasa karnabahar brokoli vb.) meyve (elma, muz vb.), yoğurt kefir gibi fermente gıdalar, turşu gibi gıdalardır. Bu diyette basit karbonhidrat alımı azaltılmalıdır. Bu anlamda gereksiz glüten, şekerli gıdalar, fast food kesinlikle azaltılmalıdır. Önemli olan tabaktaki gıda çeşitliliği arttırılmalı, renkli bir menü oluşturulmalıdır. Bu aşamada diyetisyenler ile çalışılması faydalı olacaktır.

 

Mikrobiyota Görevi Nedir?

Bağışıklık sisteminin düzenlemesi, sindirime yardımcı olması, vitamin ve enerji metabolizmasını dengelemesi, iştah ve yağ metabolizması üzerinde etkilere sahiptir.

 

Bağırsak Mikrobiyotası Bedir?

Bağırsaklarımızda bizimle beraber yaşayan yaklaşık 100-150 trilyon bakterinin oluşturduğu bir ekosistemdir.

 

Mikrobiyota Çeşitleri Nelerdir?

Mikrobiyota denilince ilk akla gelen bölge bağırsaklardır. Burada da kolon ilk sırayı almaktadır. Fakat deri, genital sitem (özellikle vajinal mikrobiyota), ağız, solunum yolunda mikrobiyota bulunmaktadır.

 

Mikrobiyota ve Mikrobiyom Farkı Nedir?

Mikrobiyota aynı ortamda yaşayan mikroorganizmalara verilen isimdir. Bunlar bakteri, virüs ya da mantar olabilir. Mikrobiyom ise bu yaşayan canlı mikroorganizmaların kendileri, etkileri, salgıladıkları maddeler, genetikleri, DNA’lar ve fonksiyonlarını içeren daha geniş kapsamlı bir tanımdır. Daha kolay bir tabirle anlatılmak istenirse; mikrobiyota bir mahallede yaşayan insanlar, mikrobiyom ise o mahallede yaşayan insanların hareketleri, davranış şekiller ve meslekleridir.

 

Prebiyotik ve Probiyotik Besinler Nelerdir?

Probiyotik besinler; yoğurt, kefir, turşu, tarhana gibi besinlerdir. Prebiyotik besinler ise; sarımsak, soğan, pırasa, kereviz, tam tane buğday, muz gibi gıdalardır.

 

Prof. Dr. Hakan Demirci

Yazar: Prof. Dr. Hakan Demirci
Gastroenteroloji Uzmanı


Sonraki BlogGastroenteroloji Nedir? Tanı ve Tedavi Yöntemleri

Allianz Sigorta ile özel sağlık sigortası anlaşmamız vardır. Tamamlayıcı sağlık sigortası anlaşmamız bulunmamaktadır.

Prof. Dr. Hakan Demirci Bağdat Caddesi Gastroenteroloji Kliniği: Bostancı, Havacı Binbaşı Mehmet Sk. No:1 Kat: 2 D:4, 34744 Kadıköy / İstanbul

Telefon / WhatsApp: 0533 573 25 24

 

Prof. Dr. Hakan Demirci Sosyal Medya Hesapları:

Site içeriğinde bulunan bilgiler destek sağlamak içindir. Hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi, tanı ve teşhis koyması yerine geçmez.

Telif Hakkı © 2026 Prof. Dr. Hakan Demirci. Tüm hakları saklıdır. | Powered by MMA.

Editör İletişim: 0533 573 25 24 | Son Güncellenme Tarihi: 01-04-2026 12:10:12
Whatsapp