Ülseratif Kolit Nedir? Belirtileri, Tanısı ve Tedavisi
Ülseratif Kolit Hastalığı, kalın bağırsakta iltihap, ülser ve kanamayla seyreden; karın ağrısı, kanlı dışkı ve kilo kaybı yapan kronik bir hastalıktır.
İçindekiler:
Ülseratif Kolit Nedir?
Rektumdan başlayarak tüm kolonu tutabilen, alevlenme ve remisyonla seyreden kronik, iltihaplı bir bağırsak hastalığıdır. Bağışıklık sistemi kolon mukozasını yabancı bir doku olarak algılar ve kalın bağırsak mukozasına saldırır. Bu şekilde dokuda iltihap, ülser ve kanamalar meydana gelir. Bu nedenle ülseratif kolit otoimmun bir hastalıktır.
Ülseratif Kolit Belirtileri
Ülseratif Kolit'in En Sık Görülen Belirtileri:
- Karın Ağrısı
- Rektal Kanama
- Rektal Akıntı
- Mukuslu ve Kanlı Dışkılama
Ülseratif Kolit Hastalığında Görelebilen Diğer Belirtiler:
- Tenezm (Dışkı gelmiş hissine rağmen dışkılayamama.)
- Karında Kramplar
- Halsizlik
- Ateş
- İştahsızlık
- Mide Bulantısı
- Kilo Kaybı
Ülseratif Kolit Nedenleri
Birçok faktöre bağlı olarak ülseratif kolit gelişebilir. Genetik temel olmazsa olmazdır. Otoimmun bir hastalık olarak kabul edilmektedir. Bağırsak mikrobiyotasında bozulmalar ve çevresel faktörler de ülseratif kolite neden olabilir.
Ülseratif Kolit Risk Faktörleri
Genetik olarak ailede ülseratif kolit varlığı, kötü ve dengesiz beslenme alışkanlığı (lifte, sebze meyveden fakir diyet), mikrobiyota dengesizliği (disbiyozis), stres ve şehir hayatı riski arttırmaktadır. Gelişmiş ülkelerdeki sıklığı çok daha fazladır.
Ülseratif Kolit hastalığının En Sık Görüldüğü Yaş Aralıkları:
- İlk pik noktası 15-28 yaş arasıdır.
- İkinci pik noktası 45-55 yaş arasıdır.
Özellikle mikrobiyotanın dengesini olumsuz etkileyen (antibiyotik, ağrı kesici vb.) ilaçlar da riski arttırmaktadır. İlginç bir risk faktörü ise sigara içenlerde hastalığın daha az gözükmesidir. Sigarayı bıraktıktan sonra hastalık başlaması ya da hastalığı olanlarda alevlenme görülebilmektedir.
Ülseratif Kolit Tanısı
Tanı koymak için hastanın hikayesini detaylı dinlemek çok önemlidir. Laboratuvar testlerinde; anemi, CRP ve hemogramda beyaz küre artışı dikkat çekicidir. Kesin tanı için kolonoskopi şarttır. Kolonoskopide kalın bağırsak mukozasındaki hiperemi, ödem ve granüler doku dikkat çekicidir. Ayrıca ülserler ve mukoza damarlanmasında bozulmalar gözlenir. Alınan biyopsilerde mukozada inflamasyon, kript iltihabı ve kript apsesi, lamina propriada lenfosit ve plazma hücrelerinde artış saptanmaktadır.
Ülseratif Kolit Tanı Biyopsilerinde:
- Mukozada İnflamasyon,
- Kript İltihabı / Apsesi,
- Lamina Propriada Lenfosit,
- Plazma Hücrelerinde artış saptanmaktadır.
Ülseratif Kolit Tedavisi
Hastalığı kontrol altına almak için hasta ve hekim iş birliği çok önemlidir. Hasta kendini güvende ve huzurlu hissetmezse, hekimiyle diyalogu iyi ve rahat değilse tedavi zorlaşmaktadır. Bunlar sağlandıktan sonra ilaç tedavisine geçilmelidir. Tedavide hastalığın tutulum yeri ve şiddetli belirleyicidir.
Birinci basamakta meselazin (tablet, lavman ve fitil), kortikosteroid, azathioprin kullanılmaktadır. Hafif ve sadece rektum tutulumu varsa meselazin suppozituar (fitil) yeterli iken daha yoğun tutulumlarda meselazin tablet ve immunsüpresif ajanlar (kortikosteroid ve azatioprin) gerekebilir. Kortizon uzun süreli kullanım için uygun olmayıp sadece kısa vadeli kullanımda önerilmektedir. Uzun dönemde yan etki profili yüksektir.
Eğer birinci basamak tedavi yeterli gelmediyse ikinci ve üçüncü basamak tedavilerde biyolojik ilaçlar devreye girmektedir. Hastanın durumu, yaşı, diğer hastalıkları, kullandığı diğer ilaçlar, hastalığın aktivasyonu ve şiddeti gibi durumlar değerlendirilerek hangi ilacın kullanılacağına hekim karar verir. Ülseratif kolit uzmanlık ve deneyim gerektiren bir tedavidir. Hem hastalığın karakterini tanımak hem de ilaç yönetimi tecrübe gerektirir.
Ayrıca yenilikçi bir mikrobiyota bazlı tedavi olan gaita nakli (fekal transplantasyon) ülseratif kolit hastalarında olumlu sonuçlar vermektedir.
Ülseratif Kolit Neden Olur?
Ülseratif Kolit Diyeti Nasıldır?
Ülseratif Kolit İlaçları Nelerdir?
Ülseratif Kolit Dışkısı Nasıldır?
Ülseratif Kolit Hastaları Kaç Yıl Yaşar?
Yazar: Prof. Dr. Hakan Demirci
Gastroenteroloji Uzmanı